8 Haziran 2012 Cuma

Yoga staji, Ardesio 02-03-06.2012

2010 Aralik'tan beri hocamın düzenlediği yoga stajlarına katılamadım. 2011 sonbahar ve 2012 bahara kadar yoğun geçen bir dönemin ardından bu staja çok ihtiyacım vardı. Bu özel stajı doğayla bütünleşme ve bağlanma ; vibrasyonları hissetme, alma ve verme diye tanımlayabilirim.

21 Şubat 2012 Salı

Gemi gezisinin başka keyifleri

Az evvel Baltik kentleri gemi seyehatimin ikinci durağı olan Tallinn yazısını yayınladım. Artık yavaş yavaş üçüncü durak San Petersburg şehrini yazmaya başlarım. Kimbilir ne zaman biter sevgili okuyucularım. O kadar şahane yerler ve müzeler gördüm ki yaz yaz bitmeyecek Rusya kısmı. Neyse bu arada akşamları gemi pek keyifli idi. Tallin'den ayrılırken yağmur yağı ve hava serinledi. Geminin arka güvertesine çıktım.

Tallinn,Estonia 15.06.2011 üçüncü bölüm


Baltik seri yazısına devam. İlk Berlin  yazımı kaçıranlar buradan bakabilirler. Birinci bölüm
ve ikinci bölüm olarak.
Maalesef  Tallinn yazım için taslak vardı ve bayağı uzundu. Hepsi yokoldu. Bazen blogger sistemi de sapıtıyor. Ya da ben hata yaptım. Neyse stress olmuyor ve yavaş yavaş yeniden yazıyorum. Baltik Cruise gezimin ikinci durağı Estonya'nın başşehri,Unesco dünya mirası listesinde olan rengarenk sanki maket izlenimi veren şirin Tallin.Sabah erkenden kahvaltımızı ettik ve saat dokuzda Tallin'e inmiştik. Merkeze gitmeden önce şehir dışında Rus Çarı 1.Petro'nun 1718 yılında eşi Caterina için yaptırdığı Kadrioga sarayını gittik. Sarayı dışarıdan gördük ve bahçelerini gezdik.

7 Şubat 2012 Salı

Hurmali yada cennet meyveli yani italyanca ismi ile "Cachi meyveli" kedi dili tarifi Noel yemeğinden.


Geçen sene gittiğim gemi seyehatini yazamıyorum. Vakit yok. Nedenleri okuyucularım biliyor.. Ne olacak bu işin sonu? Tallin yazısı gelecek ama o kadar çok fotoğraf varki. Geçenlerde zamanım vardı önce fotoğrafları şeçtim yükledim. Sonra yazıyı yazarım dedim. Bir baktım bugün taslak bomboş. Ne oldu bilmiyorum blogger'da. Bir hata oluştu kesin. Zaman zaman olabiliyor. Keşke tek işim blog yazmak olsa ve arada ingilizce öğretmenliği ve yoga okuluna devam etsem. Ama buna birde full time devam ettiğim diğer iş de eklenince zaman daralıyor. Hergün bloga yazacak o kadar fikir geliyor ki ama bunları yazıya dökemiyorum. Bu kadar ağlamak yeter demi?  

2011 Noel arifesi akşam yemeği yazımı okuyanlardan bazıları bu tarifi istediler. Onları memnun etmek isterim. Direk italyancadan çevirdim. Cümle düşüklüğü varsa affedin. Birde frullatore türkçe ismi bilemedim ama karıştırıcı olabilir.

16 Ocak 2012 Pazartesi

The solitarie mystery, İskambil kağıtlarının esrarı,Josteein Gaarder

Portakal kızı yazın okumuştum, Türkçesi  yazarın  'İskambil kağıtlarının esrarı' adıyla yayınlanmış bu kitabını Eylül ayında ebook olarak Ipad'den okudum ve anca yazıyorum. Gaarder yine beni yanıltmadı. Kitabı keyifle ve sonuna kadar merak içinde okudum.Gerçek hayatı masal ve ince felsefe ile birleştirmiş.

30 Aralık 2011 Cuma

MUTLU VE SAĞLIKLI BİR 2012 DİLEĞİ İLE

HERKESE SAĞLIKLI VE MUTLU BİR YIL DİLERKEN HAYATINDA VEYA KENDİNDE DEĞİŞİKLİK YAPMAYA VEYA UZUN ZAMANDIR KAFASINDA OLAN PLANLARI VEYA DÜŞLERİ GERÇEKLEŞTİRMEK İSTEYENLERE HADİ ARTIK DİYORUM. 2012 DEĞİŞİM YILI.. SEVGİLER....
BİR TÜRLÜ YAZAMAMIŞTIM. BU SENE NOEL SÜSLERİME SADECE RUSYA'DAN ALDIĞIM MATRUŞKALAR EKLENDİ. NOEL BABA ŞEKLİNDE YAPMIŞLAR SADECE NOEL İÇİN SÜPER BENCE. VİDEODAN GÖREBİLİRSİNİZ.HEMEN NOEL SÜSLERİ KOLEKSİYONUMA EKLEDİM AŞAĞIDAKİ KÜÇÜKHANIMLA BERABER !

DİĞER SÜSLERİ ESKİ YAZIMLARIMDAN OKUMAMIŞ OLANLAR GÖREBİLİRLER
BİR YAZI DAHA   VE BIR TANE DAHA
    
San Petersburg'dan aldığım küçük matruşka.Tek ve içinde çan çalıyor










27 Aralık 2011 Salı

24.12.2011 Noel Arifesi akşam yemeği

Bir Noel'i daha geride bıraktık.Bizim  arife günü akşam yemekleri her zaman değişik ve güzel oluyor çünkü görümcemin evinde toplanıyoruz ve enişte pişiriyor. Çok meraklı yemek pişirmeye ve bilhassa deniz ürünleri ile süper yemekler yapıyor. Blogumu takip etmeyenler geçen seneki noel yazımdan   veya 2009 noel yazımdan görebilirler. 2011 Noel yemeği de diğerlerini aratmadı diyebilirim. Bu sene de menu yazılı olarak tabaklarımızın üstüne konmuştu.O zaman tam restoranda gibi oluyor insan.Şaraplara kadar yazıyor.

9 Aralık 2011 Cuma

Bir Türk, Bir İngiliz ve Üç Kuruşluk Dünya,Ö.Alim Erginoğlu

2008 yılında tesadüfen bu kitabın yazarının blogunu gördüm.Blog ile aynı adı taşıyan bir seyehat kitabı yazdığını fark ettim. Kitabında anlattığı Güneydoğu Asya seyehatine eşi ile neden çıktığını öğrenince kitabı hemen almak istedim.Milano'da çalıştığım firmanın Türkiye'deki acentasına ısmarladım. Sağolsunlar aldılar ve hemen gönderdiler ama ben ancak Eylül 2011 yılında okuyabildim. Beğendiğim bir kitabı hemen alıyorum ama sonra uygun zaman olduğunda okuyorum. Bu sene Ekim'de yoga öğretmenlik formasyon okuluna başlayacağım ve çok fazla yoga üzerine okuyacağım için hemen Alaçatı dönüşü Eylül ayında bu kitabı okuyayım dedim.Aslında Temmuz ayında başlamıştım bile.Araya yaz tatili girdi. Şöyle keyifli bir seyehat kitabı yoğun tempolu geçecek 2011 ekim -2012 haziran sezonundan önce iyi olur dedim. Tabii yoga öğretmenlik okulu öncesi Asya üzerine bir seyehat kitabı da çok uydu.

16 Kasım 2011 Çarşamba

The orange girl,Jostein Gaarder (Portakal Kız)

Bu kitabı ne zamandır okumak istiyordum.Yazar Türk veya Italyan değilse eserini İngilizce okumayı tercih ediyorum.Ipad'im de olduktan sonra artık İngilizce kitapları hep oraya yüklemek istiyorum.İtalyanlar Ipad ilk piyasaya sürüldüğünde Ibook Italy store açmadılar çünkü buradaki yayınevleri Apple ile anlaşamadı.Bazıları kendi programları ile on.line bookstore açtılar ama tutmadı sanırım ve sonunda Apple ile bazıları anlaştılar  ve geçen haftalarda Ibook Italy açıldı ve İngilizce kitaplarda var.Ben bu süre zarfında Kindle application yüklemiştim ve Amazon store üzerinden kitaplar aldım.Neyse uzun lafın kısası bu kitapta Kindle e book olarak okundu. Bu yaz canım Ipad'imi Alaçatı'ya götürdüm ve tatilin ilk haftası sakinken yelken kurslarımız filan başlamamış,arkadaşlar,eşim gelmemişken bu kitabı okuyuverdim.Sürükleyici,hoş ve dokunaklı bir kitaptı.

Üç sene doldu HAPPY BIRTHDAY Carriemel Drops

Blogumun doğumgünü bugün. Nasıl da yazı yazmam?? Taslaklarda duran bir kitap yorumum vardı hemen yayınladım. 2012 blog ihmal edilecek biraz daha önce yazmıştım ama yine de sizi yazısız bırakmakmayacağım sevgili okurlar. Aralıkta ingilizce derslerimde Noel dolayısı ile bir ara olacak. Yoga okulu ikinci seminar bu haftasonu sonra 10/11 Aralık ama ödevlere rağmen inşallah zaman bulacağım yazmaya. Baltik gezimin devamını yazmak istiyorum. Hala okumuş olduğum ama yazamadığım iki kitap var.Franciacorta sparkling wine festivaline gittim 17/18 Eylül. Onu da paylaşacağım. Yavaş yavaş hepsi gelecek. Blogun en güzel tarafı kaçmıyor. Orada vefakar bir şekilde benim yazılarımı bekliyor. Umarım izleyecilerinde çoğu abone olmuştur ve her dakika kontrol etmezler yazı var mı diye.Yazı yayınladığım an hemen maillerine ulaşır.
İyiki blogger var ve bu sayede ben blogumu açabildim..Daha nice yıllara ...

21 Ekim 2011 Cuma

Yoga okulu başlıyor...

Yarın yoga öğretmenlik formasyon kursunun ilk günü!! Heyecanlı ve mutluyum.Bunun şerefine sevgili çakıl taşları fotoğrafı blog ana yüzden kalktı ve sadece yoga yapan bayan kaldı.Yarın itibarı ile başlayacak ve iki yıl sürecek bu formasyon kursu bir anlamda iki sene sürecek bir yoga okulu. Düşüncelerim ve dolayısı ile  beynim daha fazla bu konu üzerinde yoğunlaşacak.Arada sizlerle paylaşacağım öğrendiklerimi. Hepsi imkansız ama zaman olursa bazı özel düşünceleri ve bilgileri . Bu arada kısa zamanda Tallinn yazısı ve iki kitap yorumu daha gelecek.Yavaş yavaş zaman oldukça yazacağım.Bu dönem böyle..

13 Ekim 2011 Perşembe

Firarperest , Elif Şafak

Blogumu ihmal ediyorum ama sebepleri yazdım.Sanırım haftaya yoga okulunun ilk seminerleri başlayınca artık kitapta okuyamayacağım. Artık bir süre sadece yoga okulunun öngördüğü kitapları ve okulda gördüğüm dersler ile ilgili notları okumam gerekecek. Nasıl 2010 yılında Temmuz ayında Celta öğretmenlik sertifikası kursuna devam ederken sadece kendimi o işe verdim; yoga içinde aynı azmi göstermem lazım.Yoga hayatımın parçası zaten 11 senedir ama yoga üzerine akademik bir çalışma yapmak başka. Bir sürü öğrenecek terim var hem anatomik  hem sankritçe  . Neyse konumuz bu değil yine çenem düştü. Kitap okumaya biraz daha devam. Dün akşam çok güzel bir gezi kitabı bitirdim ama önce Haziran ayında yaptığım  gemi seyehatimde okuduğum Firarperest hakkında yazmalıyım.

6 Ekim 2011 Perşembe

Benim gibi birçok kişi için ikon olan Steve Jobs yok artık :(

O kadar yoğunum ki!! Normal işimin dışında (uluslararası nakliye) cumartesi sabahları 7-10 yaş arası çocuklara İngilizce öğretiyorum. Ayrıca Ocak ayında başlayacak Toddlers yani 2-5 yaş arası çocuklar için İngilizce derslerine öncede anne ve babaları hazırlıyorum. Onlara dersim var.Önce anne baba öğrenmeli birazki sonra çocuğu ile katılacağı derslerde verimli olsun.İngilizceyi normal hayata da biraz taşısın.Tabii çok temel bir ingilizce eğitimi. Salı akşamları yetişkinlerden oluşan 10 kişilik sınıfım var.Onlara 'free style speaking'  adı altında ingilizce konuşma Bütün bunlara neden başladım çükü geçen sene Celta sertifakamı aldım. O kursu yapmak hayatta yaptığım en iyi şeylerden biri oldu.15 yıllık düşümü gerçekleştirdim.Şimdi yavaş yavaş üniversitede okuduğumu yani kendi mesleğimi yapmaya başlıyorum. Daha doğrusu kendi yapmak istediğimi. dersi veriyorum.
Bu yoğunlukta blogumu ihmal ediyorum.Hala Baltik gezimin devamını yazmam lazım. Yavaş yavaş olacak ama bugün bu kısa yazıyı yazmak benim için şart çünkü artık o ikon adam Steve Jobs yok.

26 Eylül 2011 Pazartesi

Baltic Cruise /13.06-22.06.2011 2.bölüm ...

Evet nerde kalmıştık.?? Bu kısımları yeniden yazmak çok zor gelecek ama başka çarem yok hepsi silindi.

20 Eylül 2011 Salı

Baltic Cruise /13.06-22.06.2011

Oldum olası gemileri severim. Ailece üç sene ard arda Kıbrıs'a tatile gitmiştik ve Yeşilada feribotu ile adaya geçmiştik.Kaç sefer İzmir'den İstanbul'a gemi ile gittik.En son gemi seferim üniversite sonrası; sırt çanta ve tren ile yaptığım seyehatin başlangıcı ve sonunda oldu.Bosna Sırbistan savaşı yüzünden İzmir-Venedik arasını tren yerine Truva feribotu ile yaptık.O feribotta eşimi tanıdım!! Gemilerin hayatımdaki önemi böylece kat kat arttı:)) Annem kaç defa cruise yaptı son yıllarda.Yunan adaları,Akdeniz,İngiltere ve İrlanda.Bir iki sene önce Genova limanından onu uğurlarken içimden' umarım bana da kısmet olur bir büyük cruise gemisine binmek' demiştim.Kısmet bu seneyeymiş.Eşim sportif biri ve yelken yapıyor.Onu bu 3000 kişilik gemilere bindirmek zor.Annem yazın Baltik denizi şehirlerine güzel bir cruise olduğunu söyleyince ben ona her zamanki gibi 'aman git anneciğim sakın kaçırma' dedim. Kızımı yazın
yanına yollayacaktım ve gezi tarihi benim bir haftalık tatilime ve kızımı getireceğim zamana denk geldi. Önce anneme sen bir arkadaş bul ve git artık kızım bu sene gelmez derken aklıma başka fikir geldi.Madem henüz seninle gelen yok,(odalarda tek kişi gidersen çift ödüyorsun)  ben seninle geleyim sonra sen Milano'ya gel torununu al ve onu sen Türkiye'ye götür dedim.Böylece aniden bu gemi seyehatini ayarlamış olduk.Annemle başbaşa çocuksuz,kocasız zaman geçirmek de amacımdı ve bunu da yapabildim.Her anlamda mükemmel bir geziydi.Hayatta bir kere cruise gemisi ile seyehat yapacaksanız sizlere bu güzergahı öneririm.Gemiye Copenhagen şehrinden bindik.

26 Temmuz 2011 Salı

Take That konseri,13/07/2011 San Siro Stadyumu Milano

Uzun zamandır gittiğim en iyi konserlerden biriydi.Muhteşemdi hatta.Halbuki acaba doğru karar verdik mi?,eğlenecek miyiz şüpheleri ile gitmiştim.Neredeyse ikibuçuk saatten fazla süren bir müzik ve dans şöleni izledik.Günümüzün teknolojisinden en iyi şekilde yararlanarak hazırlanmış dekorlar,yürüyen platformlar,devasal maket,sahnede patlayan ateş topları veya sahneden akan sular ile bu şölen daha da ilgi çekici hala gelmişti.Tabii başarılı dansçıların performansı da cabası...

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Manzaradan Parçalar,Orhan Pamuk

Bu kitabı da yeni bitirdim ama aylardır okuyordum.Hatta Mayıs ayında bizimle kalan annem  benden aldı ve okudu,bitirdi ve tabii benim bitirmem geç oldu.Annemin de Orhan Pamuk okumasına bayılıyorum.Herkes onu okuyamaz ve anlayamaz.Bu kitabı  541 sayfa.Takdir ederseniz sindire sindire okumak biraz zaman alıyor.Tabiiki beğendim ve kendisini daha da iyi anlamama yardımcı oldu.

12 Temmuz 2011 Salı

Nessuno si salva da solo,Margaret Mazzantini'nin son kitabı

İki aydır  o kadar yoğunumki! Yazacak çok şey var zamanım yok.Harika bir Baltic Cruise yazısı geliyor ama ne zaman bitirebilirsem.Henüz birinci güne başlamadım sadece gemi seyehati izlenimlerimi yazabildim.Öyle bir yazı olsun istiyorum ki cruise ya da gemi ile seyehatı merak eden kişileri de aydınlatmış olayım.10 günlük seyehati yazmak ve fotoğraflar ile süslemek herhalde bayağı zamanımı alacak.İşyerinde yoğun evde akşamları yorgunum.Temmuz sonu Türkiye Alaçatı'ya gidiyorum ve bir ay yokum. Bakalım artık yazıyı  ya Temmuz sonu ya Eylül ortası yayınlarım.Sabırla beklemeye değecek inanın. Bu aylar ofis ve buna ek olarak İngilizce öğretmenliği ile yoğun geçti. Çoğu zaman derslerim için hazırlandım veya yine dersler için edebiyat metinleri okudum ama arada üç kitapta okudum.Bari cruise yazısı öncesi kısaca bu kitapları yazayım dedim.

27 Mayıs 2011 Cuma

Kızımın bale resitali 24.05.2011

Blogumu takip eden bir arkadaşım mail attığım resital anlatısını pek sevmiş.Bloga da yaz.Sen herşeyi güzel anlatıyorsun,ilginç kılıyorsun hem de hatıra kalır dedi.Bende kendisini kırmıyor ve yazıyorum. 
Resital akşamı  çok guzel gecti. Gösteri saat 21.15'te basladi ve 1.15' te bitti!! Geberdik.Dans okulu çok kalabalık.Klasik bale, modern dans,hiphop,breakdance,göbek dansı kursları var. Bunlardan break ve göbek dışında diğer kurslarin 5 ayrı kategorisi var. Yani modern dansa yeni başlayanlar A grubu ve superior ise E. Düşünün modern dansta 5 ayrı kategori var. Klasikte ve hiphopta da aynı uygulama var. Kızım gibi daha kucukler (kendisi şu an 6,5 yaşında üç senedir baleye gidiyor) 2 kere çıktılar. Orta kategoriler üç, superiorlar 3 veya 4 kez çıktılar. Anlayacağınız  bu sebepten o kadar uzun suruyor gösteri. Ama çok iyi hazırlanmışlar. Okulun ayrıca koro ve şarkı söyleme bölümü var.Bir an isim gelmedi türkçe aklıma .Neyse  parçaları hep müzikle öğrenciler  söylüyorlar.  

Dün 42 yaşımı doldurdum kızım pastamı çizdi

dün hastaneye gittim doğumgünümde.kızımın topuğundaki siğili yaktırdık.Yazık bale resitali bitsin diye bekliyordum.Aylardır geçmedi.Havuzdan aldı sanırım.İki dakika doktoru beklerken annene yap bir resim doğum günü için dedim.Pek sevdiği Iphone brushes.app ile bu çizivermiş.Ay çok şeker yıllar içinde kalsın diye kızımın resimleri kısmına ekliyorum. Pastanın üstüne de 42 numara oturtması başka alem.Sanırım onun resitalini de yazacağım bloga. Salı akşamı idi ve güzel geçti hem de çok güzel.