6 Aralık 2010 Pazartesi

Papağan yetiştiricisi,Vailate




Eşim annesine Noel'de papağan almayı düşündü çünkü kayınpeder maalesef yatalak ve ikide bir kayınvalideyi çağırıyor ve kafası da tam yerinde değil.Papağan ikisine de arkadaş olur ve biraz da konuşur diye hayal kurdu.Eylül ayında bu konuyu Vailate'de oturan yakın dostlarımızla konuşurken bize resmen evlerine beş dakika mesafede çok özel ve büyük bir papağan yetiştiricisi olduğunu söylediler.Pazar günü hem onlarda güzel bir öğlen yemeği yedik hem de papağan bakmaya gittik.
Hava çok soğuktu bu yemyeşil bitki ve ağaç dolu yeri baharda ve yazın dolaşmak lazım.Dona dona gezdik ama iki saat kalmışız çünkü çok ilginç bir mekandı.Yazmaya değer doğrusu.Belki Türkiye'de papağan meraklısı birileri okur ve almak için taaa Italya'ya gelirler.Burası İtalya'da tek ve sanırım benzeri Avrupa'da da yok.Cremona şehrine bağlı Vailate kasabasında olan bu yerin internet sitesi  şu.Ama yeterli açıklama yok bence.Papağan cinsleri sitelerinde yazılı ama buranın güzelliğini ve özelliğini anlamak için gezmek lazım.Yukarıdaki fotoğraftaki gibi kafes ve kapalı konteyner gibi şeylerin içinde olan kafesler içinde yaklaşık 500 adet papağan var.
Bay Antonio burayı 30 sene evvel kurmuş.Herşeyi kendi başına yapmış.Önce birkaç papağan ile başlamış.Yıllar içinde bu sayıya ulaşmış. Şubat Mart ayında özel yuvalar hazırlanıyor ve papağanlar yumurtluyor sonra bu yumurtalar özel yerlerde bekletiliyor ve Mart sonu itibarı ile iki ay içinde yavrular birer birer doğuyor. Şimdi sadece fotoğraflarını görebildik ama baharda tekrar gitmek istiyoruz. Bizi davet etti konuşa konuşa ahbap olduk zaten arkadaşımızı da iyi tanıyor. Baharda bize yavruları gösterecek.Nasıl minik nasıl farklılar fotoğraflarda. Bay Antonio hepsi ile kendi ilgileniyor ve kendi eli ile besliyor.Yavrular yumurtadan çıktığı zamanlar da  yerinden gün boyunca en fazla iki saat ayrılabiliyor. Ben 'size yardım edecek birini niye yetiştirmediniz'diye sordum.Bana' yılların tecrübesi gerekiyor ve hatalar yapılarak iş öğreniliyor ve öyle kolay öğretilebilecek bir iş değil.Öğretsem ve bir eleman alsam o tatil isteyecek veya Pazar çalışmayacak ve ben yine burada olmak zorundayım' dedi. Oğlu zaten bu işle ilgilenmiyor ama zaten ne oğlunun ne de 6 yaşındaki kızının bu işi yapmasını istemiyor. Küçük kız papağanlar ile büyümüş ve arkadaş gibi (aşağıdaki fotoğrafta göreceksiniz) ama baba analadığım kadarı ile bu işe kendisi gibi hayatını feda etsin istemiyor.Ben yapabildiğim kadar yaparım sonra bu çiftlik benimle biter dedi.Ben üzüldüm ama hak da verdim. Bay Antonio buraya hayatını adamış ve çoğu zaman özel zevklerinden ve tatilden vazgeçmiş.Çok emek isteyen ve zor bir uğraş. 50000 euroluk papağan da var 6000 euro lukta. Genelde bu çok özel olanların dışında fiyatlar 800 euro ile 1800 euro arasında. Papağan sahibi olmakta kolay değil çünkü dikkatli bakım ve ilgi isteyen bir hayvan. Apartman dairesine bu kuşu alıp serbest bıraktığın anlarda evi kırıp dökmesi riski var yer darsa. Soğuğa dayanıklı oldukları için ideali geniş bir kafes içinde bahçede tutmak ve istediğinde genişce bir oda da salıp oynamak ve sevmek. Yakalanmış değil yetiştirme oldukları için o kadar evcil ki bu papağanlar! İnsanlara çok alışkınlar yani elinizde tutup sevip,öpebilirsiniz. Bol fotoğraf ve video çektim. Hepsini yazının sonunda koyuyorum ki sizlerde bakarken dolaşırmış gibi olun. Kafasında ibiği olanlar cacatua adında olanlar.Bunların  Italya'daki ilk örneği  burada doğmuş.Avustralya orijinli ve tanesi altıbin euro olanlar bunlar.Gri olanlar ise cenerino dedikleri, bunlar 1000 kelimeye kadar hafızalarında tuttukları için konuşma konusunda en becerikli olanlar ama' her papağan konuşur uğrşılırsa' dedi Bay Antonio.Bu cenerino cinsleri objeleri tanıyor ve birbirinden ayırıyorlar ses ile.
Biz papağan almaktan vazgeçtik çünkü uğraşmak lazım ve kayınvalidemin buna zamanı yok.Bayağı gürültü de yapıyorlar ve geniş mekanlar gerekiyor evlerde ve arada kafesten çıkarmak lazım ve tabii en önemlisi yüz sene filan yaşıyorlar...Kayınvalidemden sonra kim bakacak:) Gezmek çok keyifliydi. Türk alıcılar için sordum.Sanırım Cites sertifikasını yaptırdıktan sonra alan  papağanı Türkiye'ye götürebiliyor.Hadi iyi dolaşmalar size!!



 




 



3 yorum:

ABC dedi ki...

oleeyy çok güzel gelince kesin gidilecek yerlerden biri bayılırım papağanlara çocuklarda bayılmıştır sana maille bir tanede papağan show göndereyim bak küçük griler nasıl konusuyor..

deafmute dedi ki...

Hepsi birbirinden güzeller, nasıl yaratmış Allah maasallah..
Papağan alma fikrindin caydığınıza çok sevindim; papağan almayı düşünen arkadaşlarıma tavsiyede etmiyorum. Bizde Jako cinsi gri papağan var kırmızı kuyruklu olanlardan.Adı Paşa biz DNA yaptıamadığımız için eve ilk geldiğinden bu yana onu oğlum diye seviyoruz. Bizim Paşa da konuşuyor, ama tüyleri yok yaklaşık 4.5 yıldan beri.Hamileliğim sırasında strese girip yoldu, hissiyatları çok derin, herşeyi algılıyolar, sonrasındada tüm engellemelerimize rağmen bu yolma işi davranış halini aldı.Onun için yemek içmek gibi birşey oldu yolmak. Gitmediğimiz sormadığımız veteriner ve kuşcu kalmadı.Bizki ona ilgiyi azaltmayan, yanlız bırakmayan, evin bir ferdi gibi gören bir aileyken başımıza bu geldiyse düşünün artık. Çok hassaslar kendi eşi öldüğünde başka eş istemeyen nadir hayvanlardan.Bir hayvana yeteri kadar ilgi göstermeyecek ve sonradan ben yapamıyacağım diyerek başkasına vermeyi göze alacak bir yapınız varsa,lütfen onu evinize almayın diyorum.

carriemel dedi ki...

deafmute: haklısınız.ancak alırsam emekli olduğumda alırım ve kendime alırım ve hep yanımda taşırım ve daha büyük bir alanda tutarım.hayret ne kadar kıskanmış. belki ileride çocuğunuzla anlaşır ve dost olur fotoğraftaki kız çocuğunla olduğu gibi