29 Ocak 2010 Cuma

Apple iPad ile hayallerim gerçekleşti!!!

Apple yine en büyük olduğunu gösterdi.Dün Ipad tanıtıldı ve piyasaya Italya'da Mart ayında sürülecek. Bir Apple hayranı olarak pek heyecanlandım.Evimde IMac var,telefonum Iphone ve ikisini de kullanmaktan çok memnunum ve telefonuma aşığım. Eşim de süper bir Ipod olan Itouch var. Evimizde wireless olduğu için gazetesini sabahları banyoda Itouch'ın dan okuyor. Müziklerimizi Bose sistemine bağladığımız Iphone veya Itouch ya da oğlumun Ipod'dan dinliyoruz. Yani ailecek tam destek var Apple'a.

Apple sonrası Nokia,Siemens gibi firmalar touchscreen teknolojisi ile telefon yaptılar ama hiçbiri Iphone'un yerini tutamadı. Zaten touchscreen'i bu şekilde kullanmayı yaratan Apple'cılar. Apple'dan önce davranmak için diğerleri netbook filan çıkardılar piyasaya ama 10 inch büyüklügünde daha gelişmiş ve büyük bir ITouch olan Ipad hepsinin pabucunu dama attı. İsmi üzerine link verdim yukarıda .İngilizce de olsa tanıtım videosunu seyretmenizi tavsiye ederim.Böyle bir güzellik, böyle bir teknoloji yok..Yer olduğu için tabii mail,fotoğraf saklama aplikasyonları muhteşem. Fiyatı da Iphone'dan bile az.500 euro..

Benim hayalim bir dizüstü bilgisayara sahip olmaktı ve Apple Macbookair 13 inch olanı isteyip,' ya bunun 10 inch'i yapılmayacak mı?' diyordum. Ipad 10 inch ve touchscreen aynı Iphone sistemi ve küçücük diz bilgisayarı ama gücü bir o kadar büyük. Üstelik Ipad'a Iwork yani Faces,Numbers gibi programları da Appstore'dan çok az bir bedel ile satın alıp ekliyorsun, Iphone'a application alır gibi. (Mac sistemini bilmeyenler için bilgi: word,excel programlarının Mac versiyonu bunlar)

Bir "tablet" yani türkçe levha,kitabe,bloknot biçiminde olan yeni iPad için The Wall Street Journal şu yorumu yapmış. Tercüme etmeden aşağı kopyalıyorum.Çok beğendim lafı.

"Last time there was this much excitement about a tablet, it had some commandments written on it."

Seni seviyorum Steve Jobs!!! Sizleri seviyorum Apple takımındaki beyinler!!

Zaten kendiniz tanıtım videosunda yarattığınız harikaya fenomen diyorsunuz ve size çok hak veriyorum. Bloga iPad aldım değip Benim Must'lar kısmına yazacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum.

3 yorum:

designerly ways of dreaming dedi ki...

milanoya 3 subatta geldim, arastirma yapmak icin kalacagim.. Bir de Italynaca bilmiyorum, beni ne sandiklarini da bilmiyorum, umurlarinda da degil pek.

Yarin pazar.. Gecen pazar cok canim sikilmisti ve icime yanlizlik coktu de, acaba guzel brunch olan bir yere gitsem otursam da yanima okuyacagim yazacagim seyleri alsam dedim.. internetten aradigimda da siz ciktiniz. Nereye gidilir ne yapilir bu kent, benim istanbulum gibi sevecen gelmedi bana henuz..

Bir oneriniz var mi?

Berozma

carriemel dedi ki...

Merhaba İstanbul ile Milano kıyaslanamaz. Ben 17 sene evvel bu şehire geldiğimde bana köy gibi gelmişti. Alışınca sevilecek yanlar bulunuyor ama İstanbul çok özleniyor. Yazılarımda (hepsine bakabilirseniz) iyi restoran birkaç tane isim var tabii La Scala'ya gitmek lazım,konserler iyidir,Blue Note Jazz Club güzel ve pazar brunch olanığı var. Porta Ticinese ve Brera bölgesi gece hareketlidir.Burası moda ve dizayn şehri bunlar düşkünseniz internetten takip edebilirsiniz aktiviteleri. Milano çevresinde Como,Pavia,Lodi,Vigevano şehirleri gölleri muhahhak gezin çok güzeller.

designerly ways of dreaming dedi ki...

"beni mahveden underground... denizustu bir sehirden ve bir adadan sonra -Kibris- golgeler gibi yerin altindan gitmek.. nedn bilmem hayallerim yeraltinda calismiyor ki? moda hep kendime gore olusan ve parlak modayi sevmiyen ben, tasarim deyince duruyorum, cunku bir mimarim.. gorecek cok ey balimdiktan sonra, yeter ki yeraltinda olmasin.." tanistigimiza sevindim..