10 Şubat 2009 Salı

Haftasonu iki guzel film seyrettim yagmuru takmadim kafaya !

Yagmur durmuyor burada. Cuma aksami ve Cumartesi butun gun yagmur yagdi. Pazar gunes biraz yuzunu gosterince yagmur cizmelerimi ayagima takip bahceyi sakir sakir yikadim.Kar ve soguk yuzunden iyice ihmal etmisim bahcemi.. Yapraklar birikmis,tozlar..Bahce taslari yikanip soyle gunes ile piril parlayinca,saksilar arasindaki tozlar kuru yapraklar temizlenip hepsi soyle duzenli yerlesince pek mutlu oluyorum.Su bahar gelsin artik. Saksilarimda cicek yok . Hepsi oyle bos renklenmeyi,canlanmayi bekliyorlar.

Cuma aksami arkadasim geldi ve uzun zamandir gormek istedigim Elizabeth The Golden Age filmini seyrettik evde. Bu filmi sinemada gorememistim ve cok istiyordum. Sadece Cate Blanchett icin. Ben o kadina bayiliyorum. Inanilmaz iyi oynuyor ve cok degisik karakterleri canlandirabiliyor. Yani hep ayni tip kadin rolleri ona verilmiyor baska kadin oyuncular gibi.Cok hos zaten ve oyle bir yuz yapisi varki; degisik kimliklere burunebiliyor. Nitekim Bob Dylan'in hayatini anlatan filmde Bob Dylan genclik donemini canlandirmisti ve enfesti. Zaten tum filmlerini dusunursek her birinde farkli kadin ama Bob Dylan hali beni cok etkilemisti..Bu filmde kendini ulkesine adamis,bakire ve yalniz kraliceyi cok iyi canlandirmis. Tabii gercek Elisabeth'den cok daha guzel . Film belki kacirilmayacak bir eser degil ama o kadin icin gorulmeye deger.

Haftasonu Pazar aksami baska bir guzel film ile bitti. Nicole Kidman ve Hugh Jackman'in oynadigi Baz Luhrmann'in filmi Australia . Ustunu tiklarsaniz filmin ingilizce orijinal sitesini link verdim. Cok hos sahneler ve yazilar var bakabilirsiniz. Iyi yapilmis bir site. Bu filmi sinemada gordum. Dublaj yapilmadigi icin Turkiye'ye coktan oynadi kesin.Italya'da yeni oynuyor. Uc saat surdu yaklasik. Bazilari bayici demisti ama ben begendim. Guzel cekimler ve panaromik Avustralya goruntuleri var. Ayrica bazi bilmedigimiz ,atladigimiz seyleri goruyoruz. Her yerde oldugu gibi bu kitada da melezler ve yerliler cok ezilmis ve yok edilmis. Bu konu ve 2.Dunya savasi sirasinda olanlar uzerinde cok duruyor. Nicole Kidman guzel ,aristokrat ama cesur ve aslan yurekli Lady Ashley'i cok iyi canladirmis. Kiyafetlerine bayildim bu arada. Hugh Jackmann mandiraci turkce coban. Vahsi ve kaba ama bir o kadar da cekici. Daha onceki filmlerinde ne kadar muhtesem bir vucudu oldugunu fark etmemisim. Bol bol sergilemis bu filmde. Ikiside Avustralyali ve birbirlerini eskiden beri taniyorlar. Herhalde ondan cok rahat oynamislar. Iki asigi gercekci ve tutkulu bir sekilde canlandirmislar. Ayni zamanda iyi bir ask filmide oldugu icin kiz arkadasimla sonlara dogru aglamaya basladik ve mendiller yamyas filmi bitirdik.Lady Ashley ile melez cocuk arasindaki iliski ve cocugun dedesi ile iliskisi ve tum bu yerlilerin ileride yok olacak kulturu hakkindaki sahneler de beni cok duygulandirdi. Tabii bu melez cocukta cok basarili oynamis.

Cok memnun ayrildik sinemadan.. Cok keyifli gecti o uc saat, farkina bile varmadik .

2 yorum:

KUZUM dedi ki...

Australia filmini bende izlediğimde beğendiğimi söylemiştim. Filmi anlatırken hissetiklerinle benim duygularımada tercüman olmuşsun.Ben yanlız izlemiştim sinemada ,senin hislerini okuyunca sanki birlikte izlemişiz izlemine kapıldım çok hoşoldu. Bu film kesinlikle sinemda izlenmeli özellikle panaromik görüntüler müthiş çünkü.
Elizabeth filmini maalesef ben henüz göremedim,ilk fırsatta dvd alıp izlemeliyim.
Tr de yeni vizyona giren Benjamin Button filmini İtalya'ya gelip gördüğünde Cate Blanhcett'e birdaha hayran kalacaksın sevgili arkadaşım.

Adsız dedi ki...

Australia filmi için yazdığın her satıra katılıyorum. Üç hafta önce izledim filmi, Nicola Kidman hayranı olarak geç bile kalmıştım. Yanlız filmden sonra Hugh Jackmann hayranı olduğumunda farkına vardım. :))